Asaf Halet Çelebi'den bir kedi öyküsü
KEDİ

Aç kediye çörek attım. Öyle hırsla baktı ve yedi ki : Başka var mı diye döndü ve olmadığını görünce gözleriyle teşekkür etmeyi bildi. Bununla beraber insan değildi, kediydi.

Yeni aldığım kitaplar diyorlar ki ilk memeli hayvanlar yirmi kere daha aptalmış. Şu halde kedi ileride insandan akıllı olacak demek.

Ben kediyi hiçbir şeye benzetmem. Kedi kedidir. Çocukluğumda tanıdığım bazı kediler benimle oturup sokağı ve caddeyi seyretmesini bilirlerdi. Havuza eğilerek benim gibi balık yakalamasını bilirlerdi. Yalnız onlar bu balıkları çiğ yerlerdi. Kediler en iyi dostum olmuslardır ve hiç canımı sıkmamışlardır.

Kediye göre şüphesiz acaip bir yüzüm var, bir kere kulağım başımın yanında, kuyruğum yok ve ayak üstü duruyor, istediğim zaman derilerimi çıkartıyorum. Bir kedi muhakkak ki bunu düşünüyor, sonra da kendilerinden yirmi misli büyük bir dev!.. Acaba biz bizden yirmi kere büyük ve aklı da yine yirmi kere şeytanlıklara erer mahluklar içinde yaşasaydık onlarla dost olur muyduk?

Benli Bahri şehzade bir kedi idi ve tekinsiz konakta fakir kız bir lokma kendi yer, bir lokma ona verirdi ve Benli Bahri: "Miyav!" derdi. Bir gün kız onu takip etti, yedi senelik yolu bir saatte geçti, fakat bu sır faşolunca Benli Bahri artık kedi olamadı.

(1939)

Bütün Yazıları, YKY, İstanbul, 1998.

Arkadaşınızın e-maili: